Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Dün akşam Manchester'da düzenlenen terör saldırısının yankılarıyla başlıyoruz güne. Çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olan bu saldırı, bir kez daha gösterdi ki, terör insanları herhangi bir yerde bulabiliyor.
 
Saldırının sansasyonel bir yerde gerçekleştirilmesi veya önemli bir tören ya da kutlamaya denk getirilmesi beklentisi de artık sona ermeli. Herhangi bir caddede yürürken bir arabayla veya kamyonla, konserdeyken silahla veya bombayla, lokantadayken makineli tüfekle bir terör saldırısı gerçekleşebiliyor. Üstelik bu saldırıların çoğu herhangi bir yerden talimat almadan hareket eden, emniyet güçleri tarafından takibe hiç alınmamış kişiler tarafından gerçekleşebiliyor.
 
Manchester saldırısındaki dehşet ise, tanınmış bir ABD'li sanatçının konserine giden çoğu 18 yaşından küçük genç insanların hayatlarını kaybetmesiydi. Bu detayın beni düşündüren tarafı şu: Kendi çocuklarım da dahil olmak üzere dünyadaki herhangi bir genç insanın bu konserde olabilme ihtimali.
 
Hal böyleyken aklıma, eline silah bile almayı düşünmemiş, terör saldırıları sebebiyle hayatını kaybeden yüzbinlerce masum insan geliyor. Sabah işe giderken trende ya da otoyolda, seyahat ederken uçakta, sevdiği sanatçıyı izlemek için gittiği konserde, tuttuğu takımı desteklemek için gittiği maçta, akşam yemeği için gittiği restoranda, yılbaşında, bayramlarda, ibadet mekanlarında, hatta evinde otururken bile ölen insanları düşündükçe, borsa-faiz-döviz gibi önemsiz bir ayrıntı üzerine yazmayı kendime yakıştıramıyorum.
 
En azından bugünlük, daha önce yaptığım gibi, yitip giden masum canların anısına hürmeten başımı öne eğiyorum. Yarın kaldığımız yerden devam ederiz. Bizi üzecek bir başka hadise daha olmayacağını umarak tabii.