Miras Kalan Dairenin Satışı Vergiye Tabi Midir?
Dr.Hasan Yalçın
YMM / Managing Partner
hasanyalcin@hsyaudit.com
(20.10.2011)

Tüm Makaleleri

Gerçek kişilerin sahip oldukları gayrimenkulleri elden çıkarmalarından doğan kazancın niteliği ve vergilendirilmesi hakkında, Gelir Vergisi Kanununda iki ayrı gelir türünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bunlardan ilki “ticari kazanç”, diğeri ise “diğer kazanç ve iratlar” hükümlerinde yer alan düzenlemedir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin 6 ıncı bendi uyarınca, gayrimenkullerin  5 yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancının konusunu oluşturmaktadır.
Elden çıkarmadan maksat, gayrimenkullerin satılması, bir bedel karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasıdır.
Burada öncelikle dikkat edilmesi gereken husus mal ve hakların iktisap şekli ve elden çıkarılma süresidir.
Söz konusu mal ve haklar bedelsiz olarak edinilmişse bu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak vergilendirilmeyecektir. Bunun dışında, iktisap şekli ne olursa olsun söz konusu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir.
 
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, yayınlamış olduğu 25 Mart 2011 Tarih ve GVK-76/2011-2 sayılı sirkülerde miras ya da bağış yoluyla edinilen gayrimenkullerin satışından elde edilen gelirlerin değer artış kazancı sayılmayacağı ve vergilendirilmeyeceğini açıkça ifade etmiştir.
 
Miras yolu ile kalan gayrimenkullerin direkt satışında daha önceki uygulamalarda da herhangi bir sorun yok idi ancak Maliye Bakanlığı veraset yoluyla kalan arsaların müteahhitlere kat karşılığı verilmesi halinde arsa karşılığı edinilen dairelere yönelik farklı bir uygulama içindeydi. Bu dairelerin satışından elde edilen gelirlerin değer artış kazancı kapsamında olduğu yönünde özelgeler verilmekteydi. Ancak en son yayınlanan sirküler ile Maliye Bakanlığı görüşünü değiştirmiş olup söz konusu bu gayrimenkul satışlarından elde edilen gelirlerinde değer artış kazancı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etmiştir. Adı geçen sirkülerin konuya ilişkin açıklamaları aşağıdaki gibidir.
 
"Gayrimenkullerin, ivazsız şekilde (yani miras ya da bağış yoluyla) edinilmesi, değer artışı kazancının konusuna girmemektedir. Bu çerçevede, ivazsız olarak iktisap edilen gayrimenkulün üzerine, sahibi tarafından inşa edilen veya kat karşılığı olarak alınan gayrimenkullerin, daha sonra elden çıkarılması halinde elde edilen gelir, değer artış kazancı kapsamında değerlendirilmeyecektir.
 
ÖRNEK: Bay (B), veraset yolu ile intikal eden iki katlı ahşap binayı, yıkılıp yerine yeni bir bina yapması ve bu yeni binadan kendisine iki adet daire verilmesi karşılığında, müteahhide vermiştir. Bay (B) müteahhitten kat karşılığı aldığı iki adet daireyi, teslim aldığı yıl içinde satmıştır. İvazsız olarak (veraset yoluyla) iktisap edilen gayrimenkulün, cins tashihi yapılarak kat karşılığı verilmesi halinde, 'ivazsız iktisap edilme' niteliği değişmeyeceğinden, gayrimenkulün satışından elde edilen gelir de değer artış kazancına tabi olmayacaktır. ‘
 
Söz konusu sirkülerin açıklamalarından da net olarak anlaşılacağı üzere veraset yolu ile edinilen gayrimenkullerin satışından ve/veya bu gayrimenkullerin cins tashihi yapılarak kat karşılığı verilmesi halinde alınan gayrimenkullerin satışından elde edilen kazançlar değer artış kazancı sayılmayacak olup vergilendirilmeyecektir.
 

     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.