Verilen Avanslar Gider Yazılabilir mi?
Dr.Hasan Yalçın
YMM / Managing Partner
hasanyalcin@hsyaudit.com
(03.10.2011)

Tüm Makaleleri

Hizmet ve emtia alımı için kişi ve firmalara avans verilmesi ve bu firmalar ve kişilerin taahhütlerini yerine getirmemeleri ve/veya iflas etmeleri halinde söz konusu avansların gider yazıp yazamayacağı konusunda uygulamada duraksamalar olmaktadır.
 
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6 maddesinde kurumlar vergisinin, 1. maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan giderler indirilecektir.
 
Diğer taraftan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler tadadi olarak sayılmış olup, aynı maddenin 1. bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
 
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denilebilir.
 
Öte yandan, Vergi Kanunlarında, bir taahhüdün yerine getirilmesi amacıyla verilen ancak taahhüt yerine getirilmediği halde sair nedenlerle geri alınamayan avans bedellerinin zarar olarak yazılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Buna karşılık Vergi Usul Kanunu’nun 278.maddesinde, kıymeti düşen malların maliyet bedeli yerine emsal bedeli ile değerlendirileceği aynı kanunun 317.maddesinde de tabii afet yüzünden kayba uğrayan amortismana tabi kıymetlerin, fevkalade ekonomik ve teknik amortisman uygulamak suretiyle yok edileceği açıklanmış bulunmaktadır.
 
Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, vergi hukukumuz açısından sermaye ve sermayenin herhangi bir unsurundan meydana gelen değer kayıplarının düşük bedelle değerlendirilmesi veya değişik yollarla sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi, esas olarak ticari ve zirai faaliyetlerin normal bir şekilde işleyişinden veya tabii afetler yüzünden değer kaybına uğramasından doğmuş olması şartlarına bağlanmıştır.
 
Bu nedenle, söz konusu avans bedellerinin “Cari Hesap” ya da “Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler Hesabı”na alınmak suretiyle muhasebeleştirilmesi mümkün bulunmakta olup gider yazılması söz konusu değildir.
 
Nitekim konuya ilişkin Maliye Bakanlığı tarafından verilen özelgelerde bu yönde görüşler bildirilmiştir.
 
Söz konusu özelgelerden Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 11.10.2005 tarihli özelgenin özeti aşağıdaki gibidir.
 

TARİH  : 11.10.2005

SAYI     : B.07.1.GİB.4.16.16.01.VUK.04.99/477
KONU   : Verilen avansın gider yazılıp
                  yazılamayacağı hakkında.
 
 
………………… TEKSTİL SANAYİ LTD. ŞTİ.
 
 
            Başkanlığımıza verilen …………. tarihli dilekçenin tetkikinden; ….………. Vergi Dairesi Müdürlüğünün ……………… vergi numarasında Restaurant-Cafe (Yüzen Restaurant) işletmeciliği faaliyetinden dolayı kayıtlı şirketinizin, ……………. Vergi Dairesi Müdürlüğünün ……………….. vergi numarasında kayıtlı mükellefi …………… Ticaret Ltd.Şti.'ne 80.000 Euro bedel ile 26 metre boyunda ahşap tekne siparişi verdiği, sözleşme gereği anılan şirkete ……… tarihinden itibaren yapılan toplam 40.000 Euro karşılığı 69.121.368.000.-TL ödemenin tek düzen hesap planında "Verilen Avanslar" hesabına kaydedildiği, teknenin sözleşme gereği teslim edilmesi gereken 25.02.2004 tarihinden bugüne kadar teslim edilmemesi nedeniyle şirketinizce ihtar çekildiği, şirket ve ortakların üzerlerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal bulunmaması, yargı sürecinin uzun sürmesi ve ahşap olan teknenin bu süre içinde kullanılamaz hale gelmesi muhtemel olduğundan dava açma yoluna gidilmediği, ancak omurga halindeki tekneyi sözleşmeden kaynaklanan tüm alacak ve borçları ile birlikte 20.000.000.000.-TL. bedelle devralmak isteyen bir müşterinin bulunduğu belirtilerek, şirketinize teslim edilmemesi nedeniyle faturası da bulunmayan omurga halindeki tekne ile ilgili sözleşmeden kaynaklanan tüm alacak ve borçlarınızın noter kanalıyla devrinin uygun olup olmadığı, ayrıca ………… Turizm Ticaret Ltd.Şti' ne ödenen 69.121.368.000.-TL ile yapılacak devir sonucu tahsil edilecek 20.000.000.000.­TL. arasındaki 49.121.368.000.-TL. fark tutara ilişkin kayıtların nasıl muhasebeleştirileceği hususlarında bilgi talep ettiğiniz anlaşılmıştır.
            Konuya ilişkin olarak ……… Gelirler Bölge Müdürlüğü Vergi Denetmeni ………….. tarafından düzenlenen ………… tarih ve ……….. sayılı Basit Raporun incelenmesinden, şirketinizce …………………… Turizm Ticaret Ltd.Şti.'ne avans mahiyetinde yapılan ödemenin şirketin yasal defterlerine kayıt edilmediği anlaşılmıştır.
            5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinde; kurumlar vergisinin, bir hesap dönemi içinde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
            Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Gelir Vergisi Kanunu'nun 40 ıncı maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunun 14 üncü maddesinde yer alan giderler indirilecek olup, bir taahhüdün yerine getirilmesi amacıyla verilen ancak taahhüt yerine getirilmediği halde sair nedenlerle geri alınamayan avans bedellerinin gider olarak yazılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
            Ayrıca; dilekçenizde, yargı sürecinin uzun sürmesi ve ahşap teknenin bu süre içinde kullanılamaz hale gelmesi muhtemel olup, dava açma yoluna gidilmeyeceği belirtildiğinden, söz konusu ödeme için Vergi Usul Kanunu'nun 323 üncü maddesine göre şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacaktır.
            Diğer taraftan; 1 Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde, bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişilerin teşebbüs ve işletmelerine ait muhasebe kayıtlarının, faaliyet ve sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, mali tablolar aracılığı ile ilgililere sunulan bilgilerin tutarlılık ve mukayese edilebilirlik niteliklerinin korunarak gerçek durumu yansıtmasının sağlanması ve işletmelerde denetimin kolaylaştırılması amacını sağlayacak şekilde tutulması ve muhasebe usul ve esaslarının uygulanmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
            Buna göre, şirketinizce " 259-Verilen Avanslar" hesabında tutulan 69.121.368.000.­TL.'nin, Tek Düzen Hesap Planı çerçevesinde " 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar" hesabına aktarılması, taahhüdün yerine getirilmemesi ve verilen avansın iadesinin mümkün olmadığının kesinleşmesi halinde, omurga halindeki tekneyi sözleşmeden kaynaklanan tüm alacak ve borçları ile birlikte devretmek suretiyle elde edilecek 20.000.000.000.-TL.nin, avans olarak ödenen tutardan mahsup edilerek (69.121.368.000-20.000.000.000) kalan 49.121.368.000.-TL.'nin "689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabında izlenmek suretiyle muhasebeleştirilmesi ve "Kanunen Kabul Edilmeyen Gider" olarak dikkate alınması gerekir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 

     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.