Zarar,Ziyan ve Tazminatların gider niteliği /The expense characteristic of the Losses, Damages and Indemnities
Zarar, Ziyan ve Tazminatların gider niteliği
Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin 3’üncü bendinde “işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar” ın ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan aynı Kanunu’nun 41’nci maddesinin 5 numaralı bendinde teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilemeyeceği hükme bağlanmış, aynı bendin parantez içi düzenlemesinde ise akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatların cezai mahiyette tazminat sayılmayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca 4756 Sayılı Kanunla GVK 41. maddesine eklenen 9 no’lu bent ile basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderlerinin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılamayacağı düzenlenmiştir.
Zarar, ziyan ve tazminatın işle ilgili olması
Vergi uygulaması açısından zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak dikkate alınabilmesi için işle ilgili olması, zarar, ziyan ve tazminata konu olan hususun ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi ile illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Ödemenin mukavelename, ilam veya kanun emrine dayanması
Söz konusu ödemelerin gider yazılabilmesi için bunların mukavelenameye, ilama veya kanun emrine dayanması gerekmektedir. Danıştay 4. Dairesi 11.12.1985 tarihinde vermiş olduğu kararda “ödemenin dayanağının mukavelename olması halinde yazılı olmasının zorunlu olduğunu” belirtmiştir. Sözlü olarak yapılmış bir anlaşma hükmüne dayanan zarar, ziyan veya tazminat ödemesinin gider olarak dikkate alınması mümkün değildir. Sözlü olarak yapılan anlaşmalar muvazaaya açık olacaktır.
Kanun maddesinde ve konuya ilişkin yargı kararlarında yazılı yapılacak sözleşmenin noterden tasdikli olmasına ilişkin herhangi bir belirleme yoktur. Ancak mükelleflerin özellikle önemli boyutlarda cezai şartlar içeren sözleşmeleri notere tasdik ettirmeleri veya noter huzurunda yapmalarında fayda vardır.
Zarar, ziyan veya tazminat ödemesinin teşebbüs sahibinin kusurundan kaynaklanmaması
Zarar, ziyan veya tazminat ödemesinin teşebbüs sahibinin kusurundan kaynaklanması halinde söz konusu ödemeler gider olarak dikkate alınamaz. Maliye Bakanlığı tarafından verilen birçok özelgede söz konusu durum teyid edilmiştir. Uygulamada Maliye Bakanlığı’nın  uygulamalarını eleştiren görüşlerde ortaya çıkmaktadır. Teşebbüs sahibinin “kusurlu” değil “suçlu” olması nedeniyle ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider yazılamayacağını savunan görüşlerde mevcuttur.

The expense characteristic of the Losses, Damages and Indemnities
 
In Article 40/3 of the Income Tax Code, it is stated that 3. Losses, damages, and indemnities paid based upon written agreements, judicial decrees, or by order of law, can be deducted in the determination of the  net commercial earnings, provided that they are relevant to the business.
 
            Meanwhile, in Article 41/5  of the same law, it is  stated that all fines and tax penalties as well as indemnities arising from fault of  the owner of the enterprise shall be non-deductible in the  .  calculation of net earnings, and in parenthesis, it is added that indemnities which are incurred as penalty clauses of contracts shall not be considered indemnities of a punitive nature.
 
            Moreover, through a provision incorporated as paragraph 9 in Article 41  of the Income Tax Code,   it is stipulated that  the indemnity expenses that  are paid on account of the tangible and intangible damages that occur as the result of the actions committed through press, or through radio and TV broadcasts,  shall not be allowed for deduction in the  .  calculation of net earnings.
 
The relevance of the loss, damage or indemnity to the nature of the work performed.
 
            For purposes of tax applications, in order for the losses, damages and indemnities to be treated as expense, they should be relevant to the work, and  the issue that has become subject to the loss, damage or indemnity, should have a relation with the acquisition and continuation of the business profits (commercial earnings).
 
            The obligation that the payment is based on a contract, writ or a court decision 
 
            In order for the payments in question to be recorded as expense, they should be based on  a contract, a writ, or a court decree. In a decision passed by the 4th Department of the Council of State dated 11.12.1985,  it is stated that “as an obligation, the payment should be based on a contract”. A payment of loss, damage or indemnity that is  based on a verbal agreement, is disallowed for expense recording. The verbal agreements are open to collusion.
            A clear cut obligation does not exist in the law, or in the judicial decrees regarding the subject matter concerning the certification of the contracts by the public notaries. However, the execution of contracts that especially contain significant penal sanctions in the presence of a public notary is highly recommendable.
 
            Cases when the payment of loss, penalty or indemnity does not arise from the fault of the owner of the enterprise
 
            In cases when the payment of loss, penalty or indemnity does not arise from the of the owner of the enterprise,  the payments cannot be recorded as expense. This matter was confirmed in a great number of rulings issued by the Ministry of Finance. However, in practice there are a number of opinions who criticize the viewpoint of the Ministry. Moreover, according to certain opinions, the losses, damages and indemnities should not be recorded as expense in cases when the owner of the enterprise has committed an “offence” rather than a “fault”. 
 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.