Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Kısa işlem haftasının sonuna doğru gelirken, paritenin yükselişinin devam ettiği gözüküyor. Bu durumun doğrudan Dolar/TL üzerine yansıdığı bir gerçek. Ancak Euro/TL yükseldiği için "döviz sepeti" olarak tarif ettiğimiz (1 Dolar + 1 Euro ) / 2 , dünden bugüne bir değişiklik olmadığını söylüyor. 
 
Eğer biraz daha geriye dönersek, döviz sepetinin son 15 gündür dalgalanarak yükseldiğini de söylemek mümkün. Yani parite böyle olmasaydı şu an Dolar/TL 3.55 seviyelerinde olabilirdi. Dolayısıyla sabah 3.50 seviyelerinde olması kimseyi kandırmasın.
 
Türkiye ile ilgili büyüme tahminleri olumlu şekilde revize edilmeye devam ediliyor. Uluslararası kuruluşlar yıl başındaki olumsuz tahminlerini yavaş yavaş iyileştirmeye başladılar. Bu beklentilerin ortalamasına baktığımızda Türkiye'nin büyüme hızının dünya ortalamasından yukarıda ama hala gelişen ülkelerin ortalamasından aşağıda olduğunu görüyoruz.
 
Büyümenin finansmanı önümüdeki dönemin en önemli uğraşlarından biri olacak gibi gözüküyor. ABD, Avrupa, Asya ve hatta Afrika'da herkes büyümek istiyor. Bu büyüme iştahını tatmin edecek kadar kaynağı sağlamak kolay değil. Hem de Merkez Bankaları bilançolarını daraltırken.
 
Ankara'nın vatandaşın yastık altındaki tasarrufları ekonomiye kazandırması için verdiği uğraşı takdirle karşılıyorum. Ancak şuna da dikkat etmeliyiz.
 
Türkiye'de gelirlerin önemli bir kısmı kayıt altına alınmamış tasarruf veya faaliyetlerden oluşmakta. Bazı faaliyetler göz önünde olsa da, hızlı yapıldığı için kolayca takip edilemiyor. 
 
Mesela hızlı dönen bir ikinci el otomobil ve beyaz eşya piyasası var. Yastık altında duran altınlar var. Karşılılı verilen borçlar var. Söz konusu borçlar bazen altın cinsinden oluyor. Yapılan işlemler kayıt içinde olsa bile, para trafiği kayıt dışında devam ediyor. 
 
Bundan başka Ekonomi Bakanlığı'nın uyguladığı politikalar emek yoğun sektörlede kayıt dışılığı artıran cinsten. Yani, çalışanların bordro dışında elde ettikleri gelirler de mevcut. Bundan başka önemli sayıda gündelik çalışan kişi, kayıt dışı gelir elde etmekte. 
 
Belki de devletin inşaat sektörüne bu kadar önem vermesinin sebebi bu. Kayıt dışı kazanç elde eden ya da kayıt dışı tasarrufu olan kesimler, önünde sonunda ellerindeki birikimleri oturacakları bir evde ya da kullanacakları bir arabada değerlendirecekler. 
 
Gelir ve Kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içinde % 30'u bile bulmadığı bir ülkede, hele ki tasarruflar kayıt dışında kalıyorsa, kaynak bulmak için sofistike çalışmalar yapmak faydalı olmuyor. Bu sebeple bazen Maliye Bakanlığı'na hak veriyor bazen de kendi gerçeğini yaşadığı için içerliyorum. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.