Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Haftaya Dolar/TL'nin tekrar 3.50 seviyesinin altını denemesiyle beraber başlıyoruz. Elinde TL likiditesi olanlar için eğlenceli olabilir. Gevşediği her seviyeden döviz satın alanların gelecekte pişman olacağını sanmıyorum. Bunu peşinen belirteyim.
 
Diğer taraftan yatırımcıların aklını karıştıran söylemler de gelmiyor değil. Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan "faize müdahale edeceğiz" dedi. Demek ki, Merkez Bankası bundan sonra rahat nefes almayacak.
 
Diğer taraftan Goldman Sachs "Dolar/TL 2.5 olmalı" diye bir yorum yaparak akılları karıştırdı. Daha önce bu kurumun birçok konuda hata yaptığı göz önüne alınırsa, "hoş sada" gibi geliyor. Ancak köklü bir kurum olduğu için "acaba" demekten alamıyoruz kendimizi.
 
Fed üyelerinin "Haziran'daki faiz artışına ne gerek vardı ?" diye yüksek sesle görüşlerini ifade ederken, Euro/Dolar paritesi 1.12'nin etrafında dolaşıyor. Akıllar bir kere karıştı mı, altın-petrol-borsa üçlüsünün de dengesi bozuluyor.
 
Lider değişimleri, sonuçsuz seçimler, havada kalan ittifaklar ve nihayetinde giderek kutuplaşan Dünya'da, gelecek ile ilgili tek bildiğim şey teknolojinin durmadan ilerleyeceği. Türkiye'nin bu gelecek içinde Dünya'nın ilk 10 Ekonomisi içinde görmediğimi de ifade etmek istiyorum. Nüfus, büyüme modeli ve alt yapı açısından benim görebileceğim bir gelecekte, eldeki şartlarla pek mümkün gözükmüyor. 
 
2030 yılında Mars'a seyahat başlayacağı için, o tarihte yukarıda bahsettiklerimin bugünkü kadar önemli olacağını da düşünmüyorum aslında. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.