Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Sabah itibarıyla önemli bir datayı paylaşarak başlayalım. Konut Fiyatları Mart Atında % 13 üzerinde artış göstermiş. Bu rakamın önemi şu: Dünyanın her yerinde gayrimenkul fiyatlarıyla ekonomik büyüme arasında birebir ilişki olduğu görülüyor. Elbette bundan şu yorumu çıkarmamak lazım: "Gayri Menkul Sektörü gelişince büyüme oluyor".
 
Aslına bakılırsa, büyümeye katkı sağlayan sektörlerde kazanç arttıkça gayri menkul talebi artıyor. Bu da fiyatların yükselmesini sağlıyor. Demek ki, ister teknolojiden ister tekstilden para kazanılsın dünyada hala elde edilen kaynağın değerlendirme şekilleri arasında ilk sırada gayrimenkul yer alıyor.
 
Bu durum, teknoloji-arge-inovasyon-marka-tasarım gibi konularda önde gelen ülkelerde bile benzer şekildeyse, dünyanın yeni bir devrime hazırlanması gerektiği anlaşılıyor. Kurumsal Yatırımlarda yüksek teknoloji, markalaşma ve inovasyon tercih edilirken, kişisel yatırımlarda böyle yönlenme pek mümkün değil.
 
Kişisel birikimlerini "haydi bir yazılım yatırımı yapayım" şeklinde değerlendiren yok. Gelir arttıkça, yaşam kalitesini artırmak isteyenin tercihleri konut, otomobil, lüks mallar, seyahat, elektronik eşya oluyor. Aslında gelir artmasa da, ayakkabı-çanta-konut-otomobil gibi seçenekler her zaman mevcut.
 
Nobel Ekonomi Ödülü sahiplerinden Dr. Angus Deaton, "gelirde şok bir düşüş olsa bile, harcamalarda o derecede bir düşüş olmuyor" diyerek, kendi adını verdiği paradoksla yukarıda bahsedilenleri bilimsel olarak da kanıtlamış durumda.
 
Özetle, kişisel harcamaların veya yatırımların yönleneceği yerler çeşitlenmedikçe, gelirler arttıkça gayri menkulun saltanatı daha uzun süre devam edecek gibi gözüküyor. Otomobil de gerekli ortamı bulduğu sürece gayrimenkulun peşinden gelecektir. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.