Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Razaman ayı, İslam Dünyası için aynı zamanda "tefekkür" yani içe dönme zamanıdır. Bu içe dönme sürecinde benim de sıkça tekrar ettiğim dilek şudur: "Yanlışımı geç değil, erken farkedeyim". Bu belki bir dua, bir yakarış çoğu zaman da temenni oluyor.
 
Yanlışlık her şekilde olabilir. Sadece insan ilişkilerinde değil, bazı kararlar alınırken ve gelişmelerin tahlili yapılırken de yanlış yapılabilir. Sabahtan akşama kadar irili ufaklı binlerce karar alan insan oğlunun hata yapmaması imkansız. Burada bahsettiklerim stratejik öneme haiz, kişinin kendisi kadar başkalarını da etkileyecek kararlarda yaptığı hatalardır. 
 
Sınav kağıdı okurken, bir disiplin kararı verirken, istatistik verileri analiz ederken, yatırım seçeneklerini değerlendirirken, ülke için öncelik tespiti yaparken hata yapmadan yola devam etmek için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.
 
1. Alınacak olan kararın zeminini oluşturacak ilkelerin netleştirilmesi
2. Birden fazla değerlendirme yapılacaksa, bunların zamana, mekana veya değerlendirenin ruh durumuna göre farkılık göstermeyecek standartlara oturtulması
3. Alınan kararın, söz konusu karardan etkilecekleri mevcuttan daha geri bir noktaya getirmemesi
 
İster Döviz ya da Borsa yatırımı olsun, ister Milli Eğitim ile ilgil bir karar alınsın, isterse de inşaat yapılsın. Eğer uygulamalar ortamı mevcut şartlardan daha geriye götürüyorsa ortada bir hata var demektir. 
 
Alınan her karar, inanı, insanlığı, ülkeyi ve dünyayı ileriye götüren nitelikte olması doğru bir davranış olacaktır. Yoksa dünya tarihte olduğu gibi öyle ya da böyle ileriye gidecek, tersine davrananları yörüngesinden atacaktır. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.