Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
ABD Ekonomisinden iyi haberler geldikçe, Doların gelişmekte olan ülke paralarına karşı değer kazandığını görüyoruz.
 
TL'nin de bu gelişmeler ışığında Dolara karşı hızlı bir değer kaybı yaşadığına şahitlik ediyoruz. Dün sabah 3.52 seviyelerine kadar gevşeyen Dolar/TL bu sabah 3.62 seviyelerinde. Dün bir sohbet esnasında ciddi tecrübeye sahip bir akademisyen "zaten doların düşmesi normal değil" şeklinde haklı bir yorumda bulundu. 
 
Gerçekten de gelişmekte olan ülkeler, hele ki Türkiye tam olarak toparlanmış sayılmaz. Ekonomik Modelde değişikliğe gitmesi gereken ülkeler var. Türkiye gibi sadece tüketim ve inşaatla büyüyen ülkelerin başka bir hikaye sunması gerekiyor. Eğitim, ara eleman, katma değer, ar-ge ve inovasyon konusunda ciddi sıkıntılar yaşayan Türkiye'nin önceliği orta vadede ekonomi olmayacak maalesef.
 
Başbakan Binali Yıldırım "seçim bitti şimdi geçim zamanı" dese de, referandum öncesi verilen teşvik ve KGF gibi uygulamaların  önümüzdeki 4 ay içinde hem kaynak hem de etki açısından gücünü kaybedeceği tahmin ediliyor. 
 
Özetle, eldeki büyüme modeline teşvik ederek ekonomiyi yüksek büyüme yaratmak mümkün değil. Eski lastiklerle gaza basarsanız araba yolda gideceğine patinaj çeker. Lastikler döner ama araba ileriye gitmez. Daha da kötüsü böyle lastiklerle sürat yaparsanız, fren tutmaz kaza yaparsınız.
 
Bundan sonraki süreç Türkiye'yi kalite/fiyat rekabetinden teknoloji ve bilgi rekabetine çıkarmakla geçmeli. Başka bir çözüm göremiyorum. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.