Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Bugün Avrupa'da Türkiye ile ilgili kritik bir oylama var. Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi'nde referandum ve sonrasında yaşananlarla alakalı olmak üzere "insan hakları ve hukukun üstünlüğü" oylaması yapılacak.
 
Çıkacak karara göre  Türkiye ya 2004 öncesi duruma geri çekilecek ve denetime alınacak ya da 3 ay süre verilecek. Ankara tarafında bu konunun AKPM gündemine alınması öfke yaratsa da, oldukça  kritik bir süreci başlatacak diyebiliriz.
 
Eğer hatırlanırsa, referandumdan hemen sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan "gerekirse AB'ye üyelik konusu ve İdam Cezası için de referandum yaparız" demişti. AKPM'nin Türkiye'yi Avrupa ile ilişkilerde küme düşürmesi, orta vadeli bir kopuşun tetikleyicisi olabilir. Dolayısıyla eğer Avrupa Türkiye'nin büsbütün uzaklaşmasını istemiyorsa, bugün itidalle yaklaşmalı diye düşünüyorum.
 
Dün bir televizyon programında bana" Türkiye'deki Batı hayranlığı bitti mi ?" diye bir soru soruldu. Buradaki maksat New York, Paris, Londra gibi şehirlerdeki yaşantılara özenmekti. Ben de "Riyad, Moskova veya Pekin'e benzemek daha mı iyi ?" diye soruyla cevap verdim. 
 
Aslına bakılırsa Türkiye'nin Batı'ya hayranlığı yok. Ancak Batı'nın değerlerini kendine daha yakın buluyor. Batı her türlü eleştiriye rağmen bugün kalkınmışlığın ve özgürlüğün maddeleşmiş hali. Doğu'da ise egzotik ve nadir bulunan huzurlu yerler haricinde gıpta edilecek bir şey yok. Dolayısıyla Türkiye ve Avrupa tartışmaları değerler üzerinden götürmeli. Güncel gelişmeler üzerinden değil.
 
Son olarak: Le Pen'in Mayıs Ayındaki ikinci turda kaybetme ihtimali piyasaları coşturdu diyebiliriz. Fransa'nın Brexit benzeri bir harekette bulunma ihtimali de bu beklentiyle zayıflarken, Türkiye bu hareketlenmeden olumlu şekilde etkilendi. Dolar/TL gevşedi ve BIST yükseldi. Ancak gösterge tahvilin faizi hala yüksek seyrediyor. Demek ki bu gelişmeler kısa vadeli. 
 
Piyasaların bugünlerde sunduğu bu fırsattan mutlaka yararlanmak gerektiğini düşünüyorum. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.