Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Dolar/TL'de dalgalanma devam ederken, yabanı yatırımcıların Türkiye ile ilgili tereddüt yaşadıkları gözden kaçmıyor. Özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin kredi notunu bir kere daha kırabilme ihtimali ortadayken, bu tereddütleri normal karşılamak gerek.
 
Ne enflasyon, ne faizler ne de büyüme hızı bu aralar birinci öncelikte değil aslında. Türkiye'nin üyesi olduğu Avrupa Konseyi ile ilişkileri oldukça gergin bir dönemece girmiş durumda. Dün Avrupa Parlamentosu da "AGIT raporu doğrultusunda Türkiye'yi değerlendireceğiz" şeklinde bir açıklama yaptı. 
 
Gerçekten de idam cezası gibi hiç gereği olmayan talepler dikkate alınıp yeni bir referandum çalışması ortaya konursa, Türkiye'nin dış politikasında uzun zamandır yaşanmamış ciddi bir bunalım süreci yaşanır. "Ama halk böyle istiyor" sözlerine de en güzel cevabı bakın kim vermiş ?
 
Trump'ın belki de en önemli rakibi, Cumhuriyetçilerin Senato'daki çoğunluk Lideri olan Mitch McConnell. Çocuk Felciyle başa çıkıp, Demokratların çoğunlukta olduğu bir eyaletten Cumhuriyetçi olarak yükselmiş. Bugün partinin en kuvvetli isimlerinden biri. Yazdığı kitapta şunu diyor: "Seçmeni dinleyeceğin vakit ile liderlik edeceğin vakti doğru ayırt edeceksin." 
 
Bizdeki sorun "halk istiyor" diye, normalde pek az kişinin aklına gelen fikirlere taraftar yaratmak aslında. Dolayısıyla vatandaşın coşkusu ya da öfkesinin yarattığı dalga ile Türkiye'nin başını belaya sokacak denemeler yapmamak lazım.
 
Bakın ne Dolar, ne Borsa ne de Faiz dedim. Çünkü yukarıda bahsettiklerimin yanında bunların hiç önemi yok. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.