Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Referanduma doğru "evet" ve "hayır" taraftarları retorik konusunda çok ciddi örnekler vermeye devam ederken, dün BIST'in sert yükselişi gözlerden kaçmadı.
 
Gösterge Tahvilin faizi % 11.30 olmuşken, Dolar/TL usul usul güçlenirken, sanayi üretim rakamları moral bozarken ve enflasyon ile işsizlik yükselirken Borsa'nın neden yükseldiği merak ediliyor olabilir. Sebebi basit. Daha önce de anlattım. 
 
Türkiye'nin kredi notu "yatırım yapılabilir" seviyenin altına indirildiği günden beri, "bundan sonra yatırımcının eğlencesi sermaye piyasaları olacak" demiştim. Öyle de oluyor. 1990'lar ve 2000'lerin başında Türkiye'de sadece hisse senedi hareketlerinden para kazanan ciddi bir kesim vardı. Bu kesim sanayicilerin veya ticaret erbablarının yolundan gitmeyen, 1980'lerin ortalarında doğan Borsa'nın yarattığı yatırımcılardı. 
 
Bu yatırımcıların bir kısmı bugün dünya ölçeğinde iş yapan önemli insanlar oldular. Oldukça derin, yüksek hacimli kağıtlarda yatırım yaparken, geleceği parlak şirketlerin hisse senetlerini satın alarak yönetimde söz sahibi olmaya çalışıyorlar. Ancak, bir başka kesim de günlük "al-sat"lar yapmak ve öğlen yemeklerinde öğrendikleri bilgilerle servet yapmaya çalışmak seviyesinde kaldılar. Hatta çevrelerine veya tanıdık tanımadık gözlerini kestirdiklerine hisse senedi tavsiyesinde bulunuyormuş gibi yaparak, onların küçük zararlarının toplamından büyük karlar elde ederek yaşadılar. 
 
Üzülerek söylemeliyim ki, bugün aynı ortama geri dönüyoruz. Geçenlerde yemek yediğim bir restorandaki şef garson, bir borsa yatırımcısının "şu hisse senedinden al, pişman olmayacaksın" dediği gün söz konusu hisseden aldığını ancak aylarca hiç bir hareket olmadığını söyledi. Sonrası malum, paraya ihtiyacı olduğu için zararına sattığı hisseler birkaç gün sonra yükselmeye başlıyor. 
 
Ben kendisine "hiçbir ciddi yatırımcı keşfettiği potansiyeli kimseye söylemez" dedim. Bunu kabul etti. İşin özeti şu, etrafa "iyilik yapıyorum" diye hisse senedi ismi söyleyenlerin neredeyse tamamına yakını insanların zararlarından kar etme peşindedir. 
 
Özetle, Türkiye'nin kredi notunun bu seviyede devam etmesi halinde, sermaye piyasalarından zarar eden bir çok amatör yatırımcı olacak. Bir uyarı daha yapayım, artık sosyal medya üzerinden de hisse senedi tavsiyesi yapılıyor. Hele ki dünkü yükselişlere benzer yükselişler amatör yatırımcıları heyecanlandırmışken çok dikkatli olunması gerekir. Yok yere tasarrufların kaybedilmesi en başta ülke için hayırlı olmaz. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.