Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Yeni haftaya başlarken, geçen haftanın önemli gelişmelerini hatırlayalım.
 
Elbette ABD'nin Suriye'ye Tomahawk füzeleriyle verdiği mesaj birinci sırada yer alıyor. Suriye'nin kimyasal silahlarla saldırarak yarattığı vahşete karşı, Birleşmiş Milletler ekseninde herhangi bir cevap verilememesi üzerine, bir ülkenin uluslararası hukuku esnetmesi gerekiyordu. O Ülke de ABD oldu. 
 
ABD'nin uluslararası hukuku esneterek yaptığı müdahaleler her zaman bu kadar isabetli olmasa da, Rusya ve Iran haricinde mutsuz olan yoktu. Belki de bu iki ülke ABD'nin istediği zaman bu şekilde müdahalede bulunmasını kendilerine karşı bir tehdit olarak görüyorlar. İtirazlarının "barışçıl" amaçlardan kaynaklandığını pek sanmıyorum. 
 
İşin gerçeği, bir ülke kimyasal silahlarla çocukları öldürürken bunu önlemek için çalışanları engelleyen ülkelerin "halis niyetlerle" iş yaptıklarını söylemek mümkün değil. Bu vahşete kendi çıkarları doğrultusunda ses çıkarmayaların dünya tarafından not edilmiş olduğunu umut ediyorum.
 
Bu arada ABD, Suriye'de kimyasal saldırıyla alakalı olarak Rusya'nın bir dahlinin olup olmadığını anlamak için soruşturma başlattı. Orta Doğru merkezli olarak sular iyice ısınırken, Avrupa'da da rahatsızlıklar var. 
 
Fransa Maliye Bakanı'nın Yunanistan konusunda IMF'yi uyardığını gözlemliyoruz. Anlaşılan şu ki, Yunanistan, Portekiz ve İspanya'daki ekonomik kırılganlıklar devam ediyor. Özellikle Brexit sonrasında çekirdek AB Ülkelerinin "çürük elmaları ayıklayalım" şeklinde çıkış yapmaları, "dağılma" yanlılarını güçlendirebilir. Bu gelişmelerin paritede Doları güçlendirdiğini görmekteyiz.
 
Referanduma çok az kala Türkiye'de piyasaların giderek gerginleştiğini de görüyoruz. Bugünkü piyasaları seyrettikten sonra yarın daha net bir yorum yazacağım. 
 
 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.