Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Trump "böyle giderse, Suriye'ye müdahale ederim" dedi. Yaptı da. Böylece Orta Doğru'da yepyeni bir frekansı başlatmış oldu. Aslına bakılırsa İdlib'deki insanlık dışı saldırının cevapsız kalmaması lazım. Ancak Birleşmiş Milletler kanalıyla bir müdahale yapılmayacağı anlaşıldı. Bölgedeki ülkeler de kendi başlarına yapmaya çalışsalar, uluslararası hukuku çiğnemiş olacaklar.
 
En iyi formül, Irak'ın işgalinde olduğu gibi uluslararası hukuku esnetme gücünde olan ABD'nin bir koalisyon kurarak Suriye'ye müdahale etmesi. Bu durum Rusya'yı memnun etmeyecek elbette. Ancak ABD'ye cevap vermekte tereddüt edeceği açık. Bu sebeple ABD sabaha karşı Suriye'yi füzelerle vurdu. Bakalım Suriye'ye atılan füzelerin Rusya tarafında ne gibi etkisi olacak. 
 
Tam da FBI tarafından soruşturulması başlamışken, Trump'ın bir anda askeri müdahale kartını açması zamanlama açısından manidar. Yine de Suriye'nin kendini gözden geçirmesi için önemli bir gözdağı oldu. Çin Cumhurbaşkanı'nın Trump ile buluşmak için ABD'ye gelmesi de önemli başka bir gelişme oldu.
 
Trump ve Xi arasında birçok görüş ayrılığı var. Buna rağmen bu görüşmenin Rusya ve Kuzey Kore için büyük önem taşıdığını belirtelim. Trump'ın Xi'yi Florida'da kabul etmesi tuhaf bir ayrıntı. Diğer liderleri Beyaz Saray'da kabul ederken uzak doğunun liderlerini Florida'da kabul etmesi bir mesaj içeriyor elbette.
 
Türkiye'ye dönersek: Dün bir piyasa aktörüyle yaptığım sohbette şöyle bir intibaya ulaştım. Referandum'un sonucu "evet" çıkarsa, piyasalarda kısa vadeli bir yükseliş olacak ancak bu uzun süremeyecek. "Hayır "çıkarsa döviz kurlarında yükseliş ve borsada düşüş olacak. Ancak bu da kısa vadeli olacak. Genelde yıl boyunca yatay bir piyasa bekleniyor. 
 
Tabii erken seçim gündeme gelirse, bahsettiğim dengeler değişecek. Bu sebeple tecrübeli piyasa aktörünün yorumlarına mesafeli yaklaştığımı ifade etmeliyim.  


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.