Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Haftanın son işlem gününe girerken piyasaların bir resmini çekeyim dedim:
 
Önce Dünya'ya bakalım. Trump'ın vergilerde indirime gideceği konusunda beklenti yaratan açıklaması paritede Doların güç kazanmasını sağladı. Vergi indirimlerinin tesiri 2-3 yıl içinde ortaya çıksada, zaten düzelmekte olan ABD Ekonomisi ile ilgili olumlu görüşlere ivme kazandıracak bu açıklama, Altın'ın da gerilemesine yol açtı.
 
Petrol Fiyatları ise her ne kadar "2017 daha iyi bir yıl olacak" dense de, fazla kıpırdamıyor. Bu sabah 55 Doların biraz üzerinde seyrediyor. Elbette  bu durum Türkiye gibi ülkelerin cari açıkları ve enflasyon oranları için iyi haber. Diğer taraftan Petrol'den başka ahım şahım geliri olmayan ülkeler için oldukça kötü bir haber. Örneğin Suudi Arabistan'ın bu yılki büyüme hızı oldukça düşük beklenirken, Venezuela'nın devalüasyon-enflasyon döngüsüne girmiş olduğu gözlerden kaçmıyor.
 
Türkiye'ye bakalım. Dalga boyu genişleyen Dolar/TL her düştüğü yerde alım fırsatı veriyor ancak, daha önce bazı hatalı yorumlar yapmış olan analistlerin ısrarla "referanduma doğru 3.00 seviyesine kadar gerileyecek" şeklindeki açıklamalarına da rastlıyoruz. Aynı uzmanlar Merkez Bankası'nın son kararını beğenmemiş ve yerden yere vurmuşlardı. Bugün ise bu hatalı yorumlarını unutmuş gözüküyorlar. 
 
Ben kendi adıma dikkatli konuşmayı tercih ediyorum. Ekonomik ve Siyasi Parametrelere bakınca Dolar/TL'nin gevşemesi için herhangi bir sebep göremiyorum. Kredi notu kırılmış Türkiye'nin referandum ve hemen ardından yaşayacağı muhtemel bir seçim öncesinde ciddi yabancı sermaye çekebileceğini de düşünmüyorum. Bu öngörülerin ışığında Dolar/TL'deki gerilemelerin konjonktürel olacağını ve açık pozisyonu ya da borcu olanlara da önemli fırsatlar yaratacağının altını çiziyorum. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.