Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Bir yandan Trurmp ve Kurmaylarının ekonomi konusunda 20. yüzyıla ait söylemleri tekrar etmeleri, parite ve piyasalarda dalgalanma yaratıyor. "Güçlü Dolar sebebiyle ABD zorlanıyor" söylemi bir şehir efsanesinden ibaret. 
 
İşin doğrusu ABD 2010 yılından beri ihracatını sürekli olarak artırıyor. ABD'nin sattığı ürünlerin önemli kısmı "olmazsa olmaz" niteliğinde çünkü uzun zamandır bilgi rekabetinde yer alıyor. Trump, bu gerçekleri göz ardı ederek ABD'yi emek-yoğun sektörlerde üretim yapan bir ülke gibi tarif ediyor. Hiçbir ABD'li üreticinin tehditle onbinlerce kişinin çalıştığı fabrikaları kapatıp ülkesine dönme ihtimali yok. Ayrıca yabancı yatırımcılar da emeğin pahalı olduğu ABD'de emek-yoğun bir yatırım yapmazlar. 
 
Peki Trump ne yapmaya çalışıyor. Bana kalırsa Trump, ikinci bir dönem daha seçilebilmek için popüler ama faydasız polemiklerle zaman geçirmek istiyor. OBAMA da hiçbir şey yapmadan ikinci kez seçilmişti. Dolayısıyla "ben de yaparım" demesi doğal. 
 
Türkiye'ye gelirsek: Önemli bankaların kredi notu görünümü düşürüldü. Bilanço dönemini bekleyen BIST için iyi bir haber değil bu. Ancak bekleniyordu desem yanlış olmaz. Diğer taraftan Merkez Bankası'nın enflasyon tahminini yükselttiği de hatırlatalım. TCMB 2017'da enflasyonu % 8 civarında bekliyor. Kurların tekrar yükselmesi ve gıda fiyatlarının düşmemesi durumunda, yıl içinde çift hane enflasyon tecrübe etmemiz de ihtimal dahilinde. Söylemem gerekiyor.
 
Özetle, bundan sonra referanduma kadarki süreç kolay geçmeyecek.  Belirsizlik gerginliği artırırken, fazla para bağlamadan yapılan işlemler dalgaların şiddetini artıracaktır. Piyasa aktörlerinin ciddi kazanç sağlayacağı zamanlar bunlar. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.