Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
İstanbul'daki terör saldırısının üzüntüsü devam ederken, Fransa'dan da masum insanlara karşı yapılan bir saldırıcı haberinin gelmesi hepimizin moralini bozdu. Bu üzüntü içinde piyasalarla ilgili yorum yapmak zor. 
 
Hisse senedi piyasaları yelkenleri rüzgarla doldurmuş yoluna devam ederken, al-sat yapan yatırımcılar "bu kadar sevinecek ne var acaba" diye birbirlerine soruyorlar. Dün geceki saldırının piyasaları fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. Yine yola devam edilecek.Hep böyle oluyor.
 
ABD'de rakamlar iyi ama bu durum Fed'in faiz adımını yakınlaştırıyor. Dolayısıyla Amerikan Ekonomisi'nin iyileşmesi portföy yatırımcıları için iyi bir haber değil. Doğru bir yaklaşım olmasa da durum bu. 
 
Herşeyden önce büyük bir yatırımcının elinde yüklü bir portföy varsa, geleceği karanlık görse bile hiçbir zaman körlemesine satış yapmaya kalkmaz. Çünkü bu şekilde zararı katlanır. Bunun yerine gerekiyorsa piyasaya daha fazla para sokarak her yükseliş adımında portföyü hafifletir. İki sebepten dolayı bu kolay bir iş değildir:
 
Birincisi ne kadar para koyarsa koysun satış rüzgarı sert esiyorsa, piyasaları hareketlendirmesi mümkün olmaz. İkincisi ise, yükseliş hareketi devam ederse potansiyel karından olacağını düşünerek endişelenir, hata yapabilir. 
 
Dolayısıyla, piyasalar yükselişe devam ederken kimlerin satış yaptığını ve para giriş-çıkışının miktarını gözlemlemekte fayda var. Açıkçası uzaktan bakınca, sadece profesyonellerin faydalanabileceği bir yükseliş rüzgarı olduğu görülüyor. Geleceğin aydınlık olduğunu söyleyen fazla kişi yokken, hisse senedi piyasalarının yükselmesi sadece faizlerin çok düşük seviyede olmasıyla açıklanamaz. Demek ki hareketlenmenin br kısmı teknik, diğer kısmı ise mecburiyet.
 
Merkez Bankası beklenti anketine göre yıl sonu Dolar/TL beklentisi 3.05'e gerilemiş. Bu iyi bir haber. Dolar/TL ile ilgili yükseliş beklentisinin gerilemesi, geleceğe olan güvenin oluşmaya başladığını da gösteriyor. Cari açıktaki gerilemenin temelinde sağlıklı gelişmeler olmasa da, finans kesimi ile ilgili olumsuz beklentilerin yavaş yavaş azalması güvenin artmasını sağlıyor. Sanayi üretim rakamları da güveni artırdı. Yine de şu uyarıyı yapalım: İhracat verileri bir çok sektörde 2014'ü daha yakalayamadı, imalat sanayinde ise anketler koşulların kötüleştiğini gösteriyor. "Bir kırlangıçla bahar gelmez" sözünü unutmayalım. 
 
Küresel Piyasalara bakalım: Petrolün yükselmekte zorlanması ABD için iyi haber olsa bile, küresesel ekonomik büyüme için olumsuz bir gelişme. Küresel Ticaret ile yılın ilk yarısına ait rakamlar elimize geçince yıl sonu için daha elle tutulur öngörülerde bulunmak mümkün olacak. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.