Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Yabancı Finans Kuruluşlarının önemli bir kısmı bundan sonra TCMB'nin faiz indirmeye seri şekilde devam edeceğinin altını çiziyor. Para Politikası Kurulu'nun toplantı notlarından çok Yeni Merkez Bankası Başkanı'nın söylemleri bu konuda bilgi veriyor.
 
"Enflasyon hedefinde bir değişiklik yok" şeklinde açıklamalar yapılsa da, negatif reel faize ulaşana kadar bu indirimler sürecek gibi. Aslına bakılırsa reel faiz hesabında bir yanlışlık da yapılıyor. Herkes şu anki faizden enflasyonu çıkararak hesaplıyor ama bu hesaplama tarzı doğru değil. Çünkü enflasyon bugünden geriye doğru olan dönemi, faiz ise bugünden geleceğe olan dönemi içerir. Dolayısıyla birbirinden çıkarılması bir anlam ifade etmez. 
 
O zaman bugünden itibaren bir yıl uygulanacak olan faizden, bugünden bir yıl sonraki tahmini enflasyonu çıkarmak gerekiyor. Buna göre enflasyon hedefi OVP'de % 7.5 olarak belirlendiğine göre Merkez Bankası'nın faiz koridorunun şu an % 10 seviyesindeki üst bandından daha da indirim yapma imkanı var. Tabii, enflasyon bu şekilde seyrederse.
 
Yine de daha önceki raporlarımda bahsettiğim gibi paranın fiyatı olan faizi sadece enflasyona göre belirlemek doğru değil. Paranın miktarı ve maliyeti de önemli. Dolayısıyla faiz indirimlerini sadece enflasyon bakarak gerçekleştirmek teknik ve bilimsel açıdan doğru olmayacaktır.
 
Tüm bunlar olup biterken Fed'den yapılacak açıklama da merak ediliyor. Faiz artışı bekleyen fazla kişi yok. Ancak Fed geciktikçe, bundan sonraki dönemdeki faiz artışları daha büyük olacak. Örneğin Nisan ve Haziran Aylarında 25 baz puanlık artırım yapmazsa, sonraki ilk toplantıda 50 baz puanlık artırım yapma ihtimali kuvvetlenecek. 
 
Merkez Bankası'nın yeni yönetiminin bu gelişmenin farkında olduğunu düşünmek istiyorum. Bundan başka "veri seti oldukça zengin" diye bildiğimiz Merkez Bankası'nın bugüne kadar bunu kanıtlayacak bir sunum ortaya koyamadığının da çizmek istiyorum. TCMB'nin yeni dönemde elindeki teknoloji ve analiz imkanlarının çağdaş bir düzeye çekilmesi gerekiyor. Dolayısıyla sadece yönetiminde değil, idaresinde de yenilik yapılması lazım. 
 
Piyasayı duyamayan bir kurum sadece "al-sat" mantığıyla hareket eder. Piyasayı duymak için teknolojinin son olanaklarının kullanılması Merkez Bankaları için büyük önem taşıyor. Ancak bu şekilde piyasayı duyup anlayabilirler. 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.