Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Haftaya temkinli iyimserlik ile başladık. Petrol Fiyatlarının başarısız geçen Doha Toplantısından sonra tatsız seyretmesine rağmen, bazı finans kuruluşları "emtia fiyatlarında dip görüldü" şeklinde olumlu açıklamalar yapıyorlar. Eğer dip görülmüşse bundan sonra yükseliş başlayacak demektir.
 
Eğer emtia ve petrol fiyatlarında yükseliş başlayacaksa ve Fed'in de Haziran ayında faizleri yükseltmesi bekleniyorsa, dengeler değişecek demektir. Bu durumda Merkez Bankası'nın 20 Nisan'da vereceği karar gitgide daha önemli hale geliyor.
 
Bir çok kesim TCMB'nin "en az" 50 baz puanlık indirim yapacağına inanıyor. Yani bunun üstü de olabilir. Bu beklentiye rağmen Dolar/TL kurunun gevşek seyrettiği gözlerden kaçmıyor. Demek ki piyasalar bahsedilen oranda bir faiz indirimini fiyatlara dahil etmiş durumda. Dolayısıyla sonuç piyasaları şaşırtmayacak.
 
Açıkçası daha yeni başkan göreve başlamadan, üzerinde ciddi bir baskı oluşturuldu diyebiliriz. "Faiz indirenin tuttuğu altın olsun" şeklinde cesaretlendirmelerle de ivmelenen beklentilerin boşa çıkarılmayacağını tahmin ediyorum. 
 
Aslında, makro ekonomik rakamlara göz atıldığında ortada bir problem gözükmüyor. Büyüme rakamı iyi, cari işlemler daralıyor, iç borcun milli gelire oranı AB Ülkelerinden düşük, kamu açıkları da aynı şekilde AB'nin gerisinde. Ancak reel sektörde ve ona kaynak sağlayan finansal sektörde keyif yok. Konuştuğum işadamlarının ve bankacıların bir kısmı "herşey iyi gibi gözüküyor ancak piyasada canlılık yok" diyor, bir kısmı da terör olaylarından sonra az da olsa bir kıpırdanma olduğunun altını çiziyor.
 
Yaz aylarına yaklaşırken, mevsimsel etkiler sebebiyle istihdamda bir canlanma beklenebilir ancak metropollerdeki işletmeler bugünden Eylül ayına kadar zor bir süreçten geçeceklerini ifade ediyorlar. "Kafamızı suyun üzerinde tutmak için var gücümüzle çalışacağız". Söyledikleri özetle bu.
 
Cirolar öyle ya da böyle büyümeye devam edecek elbette. Ancak karlılık önemli. Kampanyalarla satışları kısa vadeli olarak artırmak mümkün ancak işletmelerin maliyetleri yükselirken sürekli iskontolu satış yapmaları sağlıklı bir durum değil. 
 
Bunların hepsi ekonomik büyüme modelinin değiştirilmesi için yeterli sebep teşkil etmeli. Ancak, gündem Türkiye'de çok farklı maddelerle yürüyor.
 
 
 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.