Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Çok uzun zamandır devam eden bir durumu dün fark ettim. 
 
Geride bıraktığımız 10 yılda para ve sermaye piyasalarında neler olup bittiğini öğrenmek için neredeyse 5 dakikada bir ekranlara bakardım. Bunu para kazanmak için yapanlardan farklı olarak, an ve an nelerin değiştiğini bilimsel çalışmalara kaynak olması için yakından takip ederdim. Yıllar geçtikçe, sabahtan akşama devam eden ve "dar alanda kısa paslaşmalar" şeklinde tarif edilen işlemlerin bu yüzyılın başındaki kadar kar getirmediğini ve ilgi çekici olmadığını gözlemledim. Bilgisayarların da işlem yapmaya başlamaları ve günlük hacim içinde giderek ağırlık kazanmaları da bir devrin sonunu yaklaştırıyor diyebilirim.
 
Hisse senedi spekülasyonu yaparak geçimini sağlayan bir kesimin artık sektördeki başka iş kollarına geçmeleri gerekiyor. Hatta bunu 2010 yılından itibaren başlamış olmaları lazımdı. Çünkü derin piyasalarda eski yüksek karlar yok ve yüksek kar elde edilen yerlerde de tatmin edici hacimler yok. Dolayısıyla bir zamanlar "şanslı günlerde" kazanılan paraların mutlaka istikrarlı gelir getiren yerlerde değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi taktirde bir buz kütlesi gibi eriyecek. 
 
Dün, ekranlara sadece 2 defa baktım. Sabah erken ve gece kapanışlardan sonra. Gün sonunda baktım ki BIST bir yıl öncesinin seviyesine yaklaşmış, Dolar/TL geçen yılki seviyesinden sadece % 6 yukarıda, gösterge tahvilin faizi ise geçen yılki seviyesinin çok az üzerinde kapanmış. Yani, geçen yıl ekranları kapatıp bir yıllığına seyahate çıkan bir yatırımcı dün ekran başına geçmiş olsaydı şunu diyecekti: "Pek de birşey kaçırmamışım".
 
Zaten önemli olan konu da bu. Arada olan bitenlere kulaklarını kapamayı bilen bir yatırımcı, üst üste seçim geçiren, terör tehditi altında yaşayan ve siyasi sistem değişikliği içinde olan bir ülkedeki gelişmelere bakıp her gün taktik değiştirseydi, büyük olasılıkla sermayesinin ciddi bölümünü kaybedecekti.
 
İşte bu sebepten dolayı, Türkiye'de yatırımcılar fazla para bağlamadan işlem yapmayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla volatilite yüksek oluyor. Söz konusu volatilitenin yarattığı günlük hareketler diğer oturmuş piyasalara göre daha fazla para kazandırıyormuş gibi gözüküyor. Ama uzaktan. Bir de bu piyasada işlem yapanlara sormak lazım.
 
Belki de bu şartlardan dolayı, Türkiye'de de bilgisayar işlemleri giderek yaygınlaşmaya başlıyor. Aylar önce yazdığım bir raporda iki yatırımcının konuşmasına kulak misafiri olduğumdan bahsetmiştim. "Bilgisayarın işlemlerini seyrederken kalbim yerinden çıkacakmış gibi oluyor ama sonuçta istikrarlı para kazanıyorum" diyordu bir tanesi. 
 
Bu satırları okuyanlar "makinalar piyasa aktörlerini yenemez" diye düşünebilir.  Böyle bir cümle sarf etmeden önce iki defa düşünmek faydalı olur gibi geliyor. . 
 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.