Prof. Dr. Emre Alkin Yorumluyor
Ve TCMB sonunda dayanamayıp faizleri indirdi. Ancak, kendisinden beklendiği kadar değil. Dünkü raporumu okuyanlar hatırlıyordur: Merkez Bankası'nın yeni yönetimi atanmadan radikal hareketler yapmaya gerek yok demiştim.
 
Zaten radikal birşey de olmadı aslında. Sadece 25 baz puanlık bir indirimle yetinildi. Kararın hemen ardından sosyal medyada şu yorumu paylaştım: "Büyüme endişesiyle değil ama kariyer endişesiyle yapılan bir faiz indirimi sanki ..." Görev süresi sona ermekte olan bir yönetim normal olarak ya suya sabuna dokunmaz ya da biriktirip de yapmadığı ne varsa onu yapar. TCMB hiçbirini yapmadı ve yine orta bir yolu denedi.
 
Açıkçası 25 baz puanlık bir indirimin ekonomiye bu şartlar altında herhangi bir faydası yok. Döviz Kurları üzerinde hiçbir etkisi de olmadı zaten. Ancak siyaset cephesinin eline oldukça önemli bir koz verdi TCMB Yönetimi. Ankara'ya "faizlerin inince negatif birşey olmuyormuş, boşuna direndin" diyeceği bir fırsatı altın tepsiyle vermiş oldu. Adeta kendisinden sonra başkası oynamasın diye elindeki oyuncağı kırıp bırakan bir çocuk gibi.
 
Konumuza dönersek: Eğer Fed önümüzdeki Nisan Ayında faizleri yükseltirse bakın o zaman ilginç şeyler olabilir. TCMB'nin Para Politikası Kurul Toplantısı 20 Nisan'da. Yani Başkan'ın görev süresi dolduktan bir gün sonra. Normal şartlarda dün, sonuncu toplantısını yapmış oldu. Dolayısıyla, yeni başkan zor bir kararla göreve başlayacak. Çünkü 20 Nisanda TCMB toplanıp kararını açıkladıktan 6 gün sonra da Fed toplanıp kararını açıklayacak. Keskin bir viraj bekliyor para ve sermaye piyasalarını. Belki de atanma karmaşasından bu sefer TCMB pas geçer.
 
Bu arada Merkez Bankası'ndaki başkan yardımcılarının da önemli bir kısmının görev süresinin yakında sonra ereceği de başka bir gerçek. Yani Başkan değişirken Para Politikası Kurulu'nun da neredeyse tamamı değişecek. Bu sebeple atanacak kişilerin isimleri büyük önem kazanıyor. Daha şimdiden muhtemel başkan adaylarının isimleri dolaşmaya başladı ortalarda.
 
Merkez Bankası Yönetimine bir süredir kurumun içinden insanlar atanıyor. Medyadaki iddialar bu sefer bu alışkanlığın kırılacağı yönünde. Hem uzmanlardan hem de piyasa aktörlerinden edindiğim intibaı şu cümleyle özetleyebiliriz. "TCMB Başkanı sözü dinlenen, söylediği çıkan, piyasayı duyan ve uluorta heryerde konuşmayan biri olmalı".
 
Bu özelliklerin hepsine sahip biri bulunduğunda elbette işler çözülmeyecek. Ancak Merkez Bankası'nın yıpranmış itibari kesinlikle tamir olacak.
 
 


     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.